28 Eylül 2026 - Pazartesi
Tarsus'un 8 Yıllık Plan Kördüğümü Çözüm Bekliyor
Tarsus’un yaklaşık 8 yıldır devam eden 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı süreci de artık yalnızca bir imar meselesi olmaktan çıkmış durumda. Bu dosya, Türkiye’de kamu kurumlarının koordinasyonu, bürokratik karar alma mekanizmaları ve bir kentin kalkınma ...
Yazar - Selahattin Özbozkurt
Okuma Süresi: 8 dk.

Selahattin Özbozkurt
sonmanset@gmail.com - 05322664652Türkiye’de kentlerin geleceğini yani kaderlerini belirleyen planların, bazen planlardan çok bürokrasinin koridorlarında kaybolduğuna defalarca tanık olduk.
Tarsus’un yaklaşık 8 yıldır devam eden 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı süreci de artık yalnızca bir imar meselesi olmaktan çıkmış durumda.
Bu dosya, Türkiye’de kamu kurumlarının koordinasyonu, bürokratik karar alma mekanizmaları ve bir kentin kalkınma hakkı açısından sorgulanması gereken önemli bir örneğe dönüşüyor.
Ortada yıllardır sorunun çözümlenmesini bekleyen bir kent var.
Ve bugün sorulması gereken soru artık şu:
DSİ engeli kalktıysa, bu konuyla ilgili şimdi Tarsuslular neden hâlâ bekliyor?
SEKİZ YILLIK BEKLEYİŞ
Tarsus’un planlama sürecinin geçmişi 2017 yılına kadar uzanıyor.
2018 yılında başlayan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı çalışmalarında çeşitli kurum görüşleri ve teknik değerlendirmeler nedeniyle süreç uzadı. Özellikle Devlet Su İşleri’nin görüşü, planlamanın önündeki önemli başlıklardan biri olarak yıllarca gündemde kaldı.
Ancak aldığım bilgilere göre bu sorun artık geride kaldı.
Yapılan teknik çalışmalar ve revizyonların ardından 2025 yılı içerisinde DSİ’den olumlu görüş alındığı belirtiliyor.
Başka bir ifadeyle, yıllardır planlamanın önünde önemli bir engel olarak gösterilen DSİ başlığı çözüme kavuşmuş durumda.
İşte tam da bu noktada Tarsus adına yeni bir soru ortaya çıkıyor:
Sorun çözüldüyse, süreç neden hâlâ sonuçlanmadı?
3 TEMMUZ 2025 TARİHLİ YAZI NEDEN BEKLİYOR?
DSİ’den olumlu görüş alınmasının ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de gerekli resmi süreci yürüttüğü ifade ediliyor.
Edinilen bilgilere göre Büyükşehir Belediyesi, 3 Temmuz 2025 tarihinde planlama sürecinin ilerlemesi amacıyla Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne resmi yazı gönderdi.
Ve aradan aylar geçti.
Şimdi dosyanın önündeki soru DSİ değil.
Gözler Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde.
Tarsus kamuoyunun merak ettiği konu da tam olarak burada düğümleniyor:
03.07.2025 tarihinde gönderilen resmi yazıya ilişkin kurum görüşü neden hâlâ sonuçlandırılmadı?
Elbette kamu kurumlarının teknik değerlendirmeleri olabilir.
Elbette mevzuatın gerektirdiği incelemeler yapılabilir.
Elbette bir planın hazırlanması yalnızca bir imzadan ibaret değildir.
Ancak kamu yönetiminde asıl mesele, makul sürede karar üretmek ve kurumlar arasındaki koordinasyonu sağlamaktır.
Çünkü bürokrasinin görevi süreci sonsuza kadar bekletmek değil, hukuki ve teknik çerçeve içerisinde sonuçlandırmaktır.
MESELE SADECE BİR PLAN DEĞİL
Tarsus’un 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı’nı yalnızca bir şehircilik dosyası olarak görmek büyük resmi kaçırmak olur.
Bu plan, Tarsus’un gelecekte nasıl büyüyeceğiyle ilgilidir.
Sanayi alanlarıyla ilgilidir.
Konut alanlarıyla ilgilidir.
Tarım alanlarının korunmasıyla ilgilidir.
Ulaşım altyapısıyla ilgilidir.
Yeni yatırımlarla, istihdamla ve kentte yaşayan insanların yaşam kalitesiyle ilgilidir.
Dolayısıyla planın her gecikmesi, yalnızca bir dosyanın beklemesi anlamına gelmez.
Bir yatırımcının kararını ertelemesi, bir ailenin konut beklentisinin ötelenmesi, bir sanayi yatırımının başka bir kente yönelmesi ve kentin plansız büyümesinin devam etmesi anlamına gelebilir.
Türkiye’nin artık kentlerini plansız büyütme lüksü yoktur.
TARSUS’UN KADERİ BÜROKRATİK KORİDORLARA SIKIŞMAMALI
Tarsus, Türkiye’nin tarihsel ve ekonomik açıdan önemli kentlerinden biri.
Tarımı, sanayisi, ticareti, stratejik konumu ve insan kaynağıyla yalnızca Mersin’in değil, Türkiye’nin ekonomik potansiyeli yüksek merkezlerinden biri.
Böylesine önemli bir kentin geleceğinin yıllarca süren planlama belirsizliği içerisinde tutulması artık ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Burada kimse kurumları mevzuata aykırı işlem yapmaya çağırmıyor.
Kimse teknik değerlendirmelerin yapılmamasını istemiyor.
Tam tersine…
Beklenen şey, hukuka ve bilime uygun biçimde gereken incelemelerin tamamlanması ve kararın verilmesidir.
Eğer DSİ görüşü alınmışsa, Büyükşehir Belediyesi gerekli yazışmaları yapmışsa ve dosyanın önünde mevzuattan kaynaklanan başka bir engel bulunmuyorsa, kamuoyunun cevabını beklediği soru son derece basittir:
Tarsus daha ne kadar bekleyecek?
VALİ ATİLLA TOROS’A ÖNEMLİ BİR ÇAĞRI
Mersin’in başta ekonomik ve sosyal açıdan kalkınması olmak üzere yaşamın her alanında kalkınması için kent genelinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü yakından gözlemlediğimiz Vali Atilla Toros’un da bu konuya duyarlılık göstereceğine inanıyoruz.
Çünkü bu mesele bir kurumun diğerine yazı yazmasından ibaret değildir.
Bu, Mersin’in en büyük ilçelerinden Tarsus’un geleceğiyle ilgilidir.
Valilik makamının sahip olduğu koordinasyon gücü ve kamu kurumları arasındaki iş birliğini sağlama kapasitesi, böylesine uzun süren bir planlama sürecinin sağlıklı biçimde sonuçlandırılması açısından önem taşımaktadır.
Bu nedenle beklentimiz; konunun ilgili kurumlar arasında yeniden değerlendirilmesi, varsa bekleyen teknik veya hukuki hususların ortaya konulması ve sürecin artık somut bir takvime bağlanmasıdır.
Tabi bu arada siyasi erki unutmamak gerek. Bu önemli sorununun çözümü konusunda özellikle iktidarın Mersin Milletvekillerine de önemli görev düşmektedir.
“BU KENTİN BİR GÜNÜ BİLE KAYBEDİLMEMELİ”
Tarsus halkı yıllardır bekliyor.
Esnaf bekliyor.
Sanayici bekliyor.
Yatırımcı bekliyor.
Konut sahibi olmak isteyen vatandaş bekliyor.
Gençler, yeni iş olanaklarının oluşmasını bekliyor.
Ve bütün bu beklentilerin ortasında, bir plan dosyası kurumlar arasında dolaşıyor.
Artık mesele “hangi kurum neyi bekliyor?” sorusundan çıkarılmalı; “bu süreci nasıl ve ne zaman sonuçlandıracağız?” sorusuna dönüştürülmelidir.
Çünkü kentlerin geleceği ertelenemez.
Yatırım ertelenebilir belki…
Bir toplantı ertelenebilir…
Bir yazışma birkaç gün gecikebilir…
Ama bir kentin geleceği yıllarca ertelenemez.
Tarsus’un 8 yıllık planlama serüveni artık yeni bir bekleme hikâyesine dönüşmemeli.
ŞİMDİ CEVAP ZAMANI
Buradan Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne açık bir çağrıda bulunuyoruz:
03 Temmuz 2025 tarihli yazının gereği nedir?
Dosyada hâlâ hangi eksiklik bulunmaktadır?
Varsa hangi teknik veya hukuki engel bulunmaktadır?
Yoksa kurum görüşü neden sonuçlandırılmamıştır?
Kamuoyunun bilmek istediği budur.
Çünkü şeffaf yönetim, yalnızca karar vermekle değil, kararın neden verildiğini ve neden geciktiğini kamuoyuna açıklamakla da mümkündür.
Tarsus’un artık bahaneye değil, sonuca ihtiyacı var.
DSİ engeli gerçekten ortadan kalkmışsa, şimdi yeni bir engel üretmek değil, süreci tamamlamak gerekiyor.
Mersin’in kalkınması, Tarsus’un büyümesi ve bölgenin ekonomik potansiyelinin harekete geçirilmesi için kurumların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi şart.
Tarsus’un geleceği bir dosya numarasından ibaret değildir.
O dosyanın içinde yüz binlerce insanın geleceği, kentin ekonomisi, yeni yatırımlar, istihdam ve gelecek kuşakların yaşam alanları var.
Bu nedenle artık yetkililerin şu soruya cevap vermesi gerekiyor:
“DSİ ENGELİ KALKTIYSA, TARSUSLULAR NEDEN HÂLÂ BEKLİYOR?”
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları