TSO’da Çıkan Mesaj: Tarsus En İyisini Hak Ediyor
Türkiye’nin ilk Ticaret ve Sanayi Odalarından biri olma özelliğini taşıyan Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nda 6 Ekim’de gerçekleştirilen Meclis seçimleri, yalnızca bir oda seçimi olarak okunmamalıdır. Çünkü sandıktan çıkan sonuç, bir başkanın ya da bir

Selahattin Özbozkurt
sonmanset@gmail.com - 05322664652TSO’da Çıkan Mesaj: Tarsus En İyisini Hak Ediyor
Türkiye’nin ilk Ticaret ve Sanayi Odalarından biri olma özelliğini taşıyan Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nda 6 Ekim’de gerçekleştirilen Meclis seçimleri, yalnızca bir oda seçimi olarak okunmamalıdır.
Çünkü sandıktan çıkan sonuç, bir başkanın ya da bir ekibin seçim başarısından çok daha fazlasını ifade ediyor.
Bu sonuç, Tarsus ekonomisinin geleceğine ilişkin verilmiş güçlü bir güvenoyu niteliğindedir.
Ve bu güvenoyunun adresi bellidir:
H. Ruhi Koçak ve ekibi.
Tarsus’un ticaret ve sanayisinin direksiyonunda yıllardır görev yapan Ruhi Koçak’a verilen desteği, son dönemde yaşadığı sıkıntılı süreçlerin ardından bir başka açıdan da değerlendirmek gerekiyor.
Bu destek, aynı zamanda bir ahde vefa göstergesidir.
Ancak meseleyi yalnızca vefa üzerinden okumak eksik olur.
Çünkü 19 meslek grubunda ortaya çıkan tablo, sayısal anlamda üyelerin sandıkta verdiği güçlü mesajdır.
O mesajı ben şöyle okuyorum:
“Biz mevcut yönetim anlayışından memnunuz. İstikrarın korunmasını, yürütülen projelerin devam etmesini ve Tarsus’un geleceğe Ruhi Koçak liderliğinde hazırlanmasını istiyoruz.”
Bunun başka bir izahı olduğunu düşünmüyorum.
BİR ODA SEÇİMİNDEN DAHA FAZLASI
Tarsus sıradan bir kent değil.
Binlerce yıllık tarihiyle Anadolu’nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Tarsus, bugün de Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından birinin merkezinde bulunuyor.
Tarım var. Sanayi var. Ticaret var.
Üniversite var. Turizm potansiyeli var.
Lojistik avantaj var. Ve bütün bunların üzerinde, üretim kültürüyle şekillenmiş güçlü bir girişimci damar var.
Dolayısıyla Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nda ortaya çıkan seçim sonucu, yalnızca oda koridorlarını ilgilendiren bir sonuç değildir.
Bu sonuç aynı zamanda Tarsus’un ekonomik istikrar, yatırım, üretim, ihracat ve istihdam ekseninde yoluna devam etme iradesidir.
Sandık burada bir tercihten çok, bir beklentiyi ortaya koymuştur.
RUHİ KOÇAK’A GÜVENİN ARTIK DAHA BÜYÜK BİR SORUMLULUĞU VAR
Seçim kazanmak elbette önemlidir.
Ancak asıl mesele seçimden sonrasıdır.
Çünkü sandıktan çıkan her güçlü destek, beraberinde daha büyük bir sorumluluk getirir.
Ruhi Koçak’ın önünde şimdi yeni bir dört yıl var.
Bu dört yıl, geçmişte yapılanların tekrarından ibaret olmamalıdır.
Tam tersine, geçmiş dönemin kazanımlarının üzerine yeni hedeflerin inşa edildiği bir dönem olmalıdır.
Özellikle küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, yeşil dönüşümün ekonominin merkezine yerleştiği, yüksek katma değerli üretimin ülkelerin rekabet gücünü belirlediği bir süreçte Tarsus’un da bu dönüşümün dışında kalma lüksü yoktur.
Koçak’ın TOBB çatısı altında edindiği deneyim ve ulusal-uluslararası alandaki ekonomi diplomasisi, yeni dönemde Tarsus için daha fazla fırsata dönüştürülmelidir.
Çünkü artık çıta yükselmiştir.
Tarsus, Ruhi Koçak’tan yalnızca mevcut düzenin devamını değil, yeni bir sıçramayı beklemektedir.
27 AĞUSTOS’TA NE DEMİŞTİM?
27 Ağustos 2026 tarihinde kaleme aldığım köşe yazımda, 6 Ekim’de yapılacak Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde Ruhi Koçak’ın yeniden başkan olması gerektiğini özellikle vurgulamıştım.
Çünkü meselenin yalnızca bir oda başkanlığı seçimi olmadığını ifade etmiştim.
Mesele, Tarsus’un önümüzdeki yıllarda hangi ekonomik vizyonla yoluna devam edeceği meselesiydi.
O yazımda şu değerlendirmeyi yapmıştım:
“Bazı şehirlerin kaderini yalnızca Belediye Başkanları, siyasetçiler ya da kamu yatırımları belirlemez.
O şehirlerin ekonomisine yön veren, yatırımcıyı cesaretlendiren, sanayiciyi büyüten, gençlerin önüne yeni fırsatlar koyan ve kentin geleceğini bugünden planlayan iş insanları da vardır.
Tıpkı TSO Başkanı H. Ruhi Koçak gibi.”
Bugün sandıktan çıkan sonuç, bu değerlendirmenin arkasındaki toplumsal ve ekonomik desteği daha görünür hale getirmiştir.
ŞİMDİ ASIL SINAV BAŞLIYOR
Tarsus’un önünde gerçekten önemli fırsatlar var.
Sanayi büyüyor. Yeni yatırım alanları konuşuluyor. Turizmde yeni bir anlayış oluşturulmaya çalışılıyor.
Mesleki eğitime yönelik yatırımlar önem kazanıyor.
Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nin geleceği açısından yeni hedefler ortaya çıkıyor.
Tarsus Üniversitesi’nin kentle ve kent halkıyla güçlü bir bağ kurması gerekiyor.
Tarsus’un yalnızca tarım ve sanayi kenti değil, aynı zamanda güçlü bir turizm, teknoloji ve lojistik merkezi olması gerekiyor.
Fakat bütün bunların ortak bir kelimesi var:
Devamlılık.
Bir şehrin ekonomik kalkınması bir seçim dönemine sığmaz.
Bir OSB birkaç yılda oluşmaz.
Bir üniversite yalnızca binalardan ibaret değildir.
Bir turizm destinasyonu yalnızca tarihi eserlerin varlığıyla ortaya çıkmaz.
Teknoloji merkezi olmak ise sloganla gerçekleşmez.
Bunların tamamı sabır, planlama, yatırım, nitelikli insan kaynağı, güçlü bağlantılar ve ortak akıl ister.
TARSUS’UN KADERİ TEK BİR KİŞİNİN OMUZLARINDA DEĞİL
Burada önemli bir gerçeğin altını özellikle çizmek gerekiyor.
Ruhi Koçak bunların hiçbirini tek başına gerçekleştiremez.
Zaten mesele de bu değildir.
Tarsus’un ekonomik geleceği bir kişinin başarısına teslim edilemeyecek kadar önemlidir.
Başarı; Milletvekilleriyle, yerel yöneticileriyle, Ticaret Borsasıyla,
Ticaret ve Sanayi Odasıyla, Ziraat Odasıyla, Meslek odalarıyla, Üniversitesiteleriyle,
sivil toplum kuruluşlarıyla, iş dünyasıyla, yatırımcılarıyla
ve elbette Tarsus’un vefakâr gazetecileriyle birlikte mümkündür.
Asıl ihtiyaç duyduğumuz şey tam da budur:
Tarsus ortak paydasında buluşmak.
Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir.
Kurumsal önceliklerimiz farklı olabilir.
Ekonomik beklentilerimiz farklı olabilir.
Ama söz konusu Tarsus olduğunda ortak bir hedefimiz olmak zorundadır:
Daha güçlü bir Tarsus.
SANDIKTAN ÇIKAN GÜVEN, YARININ SORUMLULUĞUDUR
Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri sandıkta bir tercih yaptı.
Bu tercih, mevcut yönetim anlayışına güçlü bir destek olarak kayıtlara geçti.
Şimdi bu desteğin hakkını verme zamanı.
Ruhi Koçak ve yeni yönetim ile Meclis üyelerinin önünde dört yıllık yeni bir dönem var.
Bu dönem;
daha fazla yatırım,
daha güçlü ihracat,
daha nitelikli istihdam,
daha yüksek katma değer,
daha güçlü uluslararası bağlantılar,
daha fazla genç girişimci ve Tarsus’un ekonomik potansiyelini Türkiye ölçeğinde daha görünür hale getirecek projelerle anılmalıdır.
Çünkü sandık yalnızca “devam” demedi.
Sandık aynı zamanda “daha fazlasını yapın” dedi.
Bence 6 Ekim seçimlerinin asıl okunması gereken tarafı budur.
VE SON SÖZ...
Başta Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H. Ruhi Koçak olmak üzere, seçilen tüm Meclis üyelerini ve bu güçlü iradeyi sandığa yansıtan TSO üyelerini kutluyorum.
Yeni dönemin Tarsus’un üretimine, ihracatına, istihdamına ve yatırım geleceğine hayırlı olmasını diliyorum.
Ancak bugün bir tebrikten daha fazlasına ihtiyacımız var.
Bir hedefe ihtiyacımız var.
Tarsus’un geçmişiyle övünürken geleceğini de inşa etmeliyiz.
Çünkü Tarsus yalnızca geçmişi binlerce yıl öncesine uzanan kadim bir şehir değildir.
Tarsus aynı zamanda Türkiye’nin geleceğinde daha güçlü bir ekonomik merkez olabilecek potansiyele sahip bir kenttir.
Bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek hepimizin görevidir.
Ve unutmayalım:
Tarsus’un geleceği, Tarsus ortak paydasında buluşabilenlerin ellerinde şekillenecektir.
Çünkü güzel Tarsus’umuz;
bizim gururumuzdur,
bizim ortak değerimizdir
Tarsus Bizim doğup, büyüdüğümüz…
ve en önemlisi,
Bizim ve bizden sonraki kuşakların geleceğidir.