Ruhi Koçak Yeniden TSO Başkanı Olmalı!
Bazı şehirlerin kaderini yalnızca belediye başkanları, siyasetçiler ya da kamu yatırımları belirlemez. O şehirlerin ekonomisine yön veren, yatırımcıyı cesaretlendiren, sanayiciyi büyüten, gençlerin önüne yeni fırsatlar koyan ve kentin geleceğini bugünden

Selahattin Özbozkurt
sonmanset@gmail.com - 05322664652Bazı şehirlerin kaderini yalnızca belediye başkanları, siyasetçiler ya da kamu yatırımları belirlemez.
O şehirlerin ekonomisine yön veren, yatırımcıyı cesaretlendiren, sanayiciyi büyüten, gençlerin önüne yeni fırsatlar koyan ve kentin geleceğini bugünden planlayan ve hatta bu çabalar uğruna kendi işini, ailesini ihmal edebilen iş insanları da vardır.
Tıpkı TSO Başkanı H. Ruhi Koçak gibi...
Tarsus, işte böyle bir dönemeçten geçiyor.
Ve bu dönemin en önemli isimlerinden biri hiç kuşkusuz Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı H. Ruhi Koçak.
Koçak, 6 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde yeniden başkanlığa aday olduğunu açıkladı.
Aslında bu adaylık yalnızca bir oda başkanlığı seçimi olarak değerlendirilmemeli.
Çünkü söz konusu olan, Türkiye’nin en köklü ticaret merkezlerinden biri olan geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan Tarsus’un önümüzdeki yıllarda hangi ekonomik vizyonla yoluna devam edeceği meselesidir.
13 YILLIK BİR TECRÜBE
Ruhi Koçak’ın Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ile ilişkisi yalnızca başkanlık döneminden ibaret değil.
2005 ve 2009 yıllarında yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Koçak, 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanı oldu.
Aradan geçen 13 yılda Tarsus’un ekonomik gündeminin en önemli aktörlerinden biri haline geldi.
Bugün geriye dönüp bakıldığında Koçak’ın başkanlık döneminin en dikkat çekici özelliği, Ticaret ve Sanayi Odası’nı yalnızca üyelerinin sorunlarını takip eden klasik bir meslek kuruluşu anlayışının ötesine taşıma çabasıdır.
Sanayi, tarım, eğitim, teknoloji, turizm ve uluslararası ilişkiler aynı vizyonun parçaları olarak ele alındı.
Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri ise Tarsus Organize Sanayi Bölgesi.
TARSUS OSB: BİR PROJEDEN DAHA FAZLASI
Tarsus’un yıllardır ihtiyaç duyduğu sanayi hamlesinin önemli adımlarından biri olan Tarsus Organize Sanayi Bölgesi bugün yatırım alan, üretim yapan ve istihdam oluşturan bir ekonomik merkez konumunda.
Koçak’ın açıklamasındaki en önemli vurgu da burada ortaya çıkıyor:
Başlatılan projelerin tamamlanması.
Çünkü bir şehre yatırım kazandırmak kadar, o yatırımın büyümesini sağlamak da önemlidir.
Bugün Tarsus OSB’nin mevcut kapasitesinin geliştirilmesi ve yeni üretim alanlarının oluşturulmasına yönelik çalışmaların gündemde olması, yıllar önce ortaya konulan sanayileşme vizyonunun devam ettiğini gösteriyor.
Bu nedenle Koçak’ın yeniden adaylığı, sadece “bir dönem daha başkanlık” talebi olarak okunmamalı.
Ortada tamamlanması gereken bir ekonomik dönüşüm hikâyesi var.
TARIMIN BAŞKENTİNDEN TARIM TEKNOLOJİLERİ MERKEZİNE
Tarsus denildiğinde akla ilk gelen sektörlerden biri tarım.
Ancak 21. yüzyılın tarımı artık yalnızca toprağa, suya ve geleneksel üretim yöntemlerine dayanmıyor.
Tarım teknolojisi, yapay zekâ, akıllı sulama, verimlilik, izlenebilirlik, gıda işleme ve katma değerli üretim artık tarım ekonomisinin ayrılmaz parçaları.
Ruhi Koçak’ın vizyonunda da Tarsus’un bu dönüşümün dışında kalmaması gerektiği görülüyor.
Süs Bitkileri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne yönelik çalışmalar ve Tarsus’a kazandırılmasına öncülük edilen Agropark yapılanması, bu açıdan dikkat çekici.
Amaç yalnızca üretmek değil.
Daha yüksek katma değer üretmek.
Daha fazla ihracat yapmak.
Tarımı teknolojiyle buluşturmak.
Ve Tarsus’un geleneksel ekonomik gücünü geleceğin ekonomik modeliyle birleştirmek.
BİR ŞEHRİN EN BÜYÜK YATIRIMI: İNSAN
Ekonomik kalkınmanın yalnızca fabrika kurarak gerçekleşmeyeceğini bilenler, insan kaynağına yatırımın önemini de bilir.
Tarsus TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bu açıdan önemli bir örnek.
TOBB ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen “81 İle 81 Okul” projesi kapsamında kente kazandırılan ve 2023-2024 eğitim-öğretim yılında faaliyete geçen Tarım Lisesi, Tarsus’un tarımsal geleceği açısından stratejik bir yatırım.
Çünkü sanayinin nitelikli iş gücüne, tarımın teknoloji bilen gençlere, ekonominin ise donanımlı insanlara ihtiyacı var.
Bir başka ifadeyle;
Fabrika kurabilirsiniz ama o fabrikayı geleceğe taşıyacak insanı yetiştirmeden ekonomik kalkınmayı sürdürülebilir hale getiremezsiniz.
Koçak’ın eğitim alanındaki yaklaşımının önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor.
TARSUS SADECE ÜRETEN DEĞİL, TURİST AĞIRLAYAN BİR KENT OLMALI
Tarsus’un ekonomik geleceğinin bir diğer ayağı ise turizm.
Binlerce yıllık tarihi, inanç merkezleri, gastronomisi, kültürel mirası ve kendine özgü kent dokusuyla Tarsus, Türkiye’nin en önemli kültür turizmi merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahip.
Ancak potansiyel tek başına yeterli değil.
Bu potansiyeli ekonomik değere dönüştürmek gerekiyor.
Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nın yıllardır arkeolojik kazılara verdiği destek, yayımlanan Tarsus kitapları, kentin kültürel ve gastronomik değerlerinin tanıtımına yönelik çalışmalar bu anlayışın parçaları.
Siptilli Çarşısı içerisindeki Tarsus Gastronomi Merkezi ve Slow Food Yeryüzü Pazarı da bu vizyonun somut örnekleri arasında.
Şimdi hedef daha büyük:
Tarsus’u sabah gelip akşam dönülen bir şehir olmaktan çıkarıp, insanların birkaç gün konakladığı, tarihini, gastronomisini, kültürünü ve doğasını deneyimlediği bir destinasyona dönüştürmek.
Bu gerçekleştiğinde turizm yalnızca otellerin değil; esnafın, restoranların, üreticilerin, rehberlerin, ulaşım sektörünün ve kentin tamamının ekonomisine katkı sağlayacak.
KOÇAK’I FARKLI KILAN NE?
Ruhi Koçak’ın özgeçmişine bakıldığında yalnızca Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görülmüyor.
İngilizce işletme eğitimi alan, iş dünyasında farklı sektörlerde faaliyet gösteren Koçak’ın aynı zamanda Türkiye’nin ve uluslararası iş dünyasının çeşitli platformlarında görevleri bulunuyor.
Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu ve Müteşebbis Heyet Başkan Vekilliği, Mersin Agropark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Mersin Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği, Çukurova Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerin yanı sıra TOBB Dış İlişkiler Komisyonu üyeliği, OECD İş ve Sanayi Danışma Komitesi’nde TOBB temsilciliği, ICC Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Üyeliği ve Türk Ticaret ve Sanayi Odası Delegeliği gibi görevler üstleniyor.
Bu görevler, Koçak’ın yalnızca Tarsus ekonomisini değil, Türkiye ekonomisini ve uluslararası ekonomik ilişkileri de takip eden bir iş dünyası perspektifine sahip olduğunu gösteriyor.
Tam da bu nedenle Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına yeniden adaylığını sadece yerel bir seçim olarak değerlendirmek eksik olur.
MESELE BİR MAKAM DEĞİL, DEVAMLILIK
Bugün Tarsus’un önünde önemli fırsatlar var.
Sanayi büyüyor.
Yeni yatırım alanları konuşuluyor.
Tarım teknolojileri gelişiyor.
Turizmde yeni bir anlayış oluşturulmaya çalışılıyor.
Mesleki eğitime yatırım yapılıyor.
Ancak bütün bunların ortak bir noktası var:
Devamlılık.
Bir şehrin ekonomik kalkınması bir seçim dönemiyle sınırlı değildir.
Bir OSB’nin kurulması yıllar alır.
Bir eğitim kurumunun sonuçları birkaç yılda ortaya çıkmaz.
Turizm destinasyonu oluşturmak uzun soluklu bir çalışmadır.
Tarım teknolojilerinde merkez haline gelmek ise sabır, bilgi ve uluslararası bağlantılar gerektirir.
Dolayısıyla yıllar boyunca oluşturulan bu ekonomik altyapının yeni dönemde tamamlanması ve daha ileriye taşınması önem taşıyor.
“BAŞLADIĞIMIZ İŞİ TAMAMLAMAK İSTİYORUZ”
Ruhi Koçak’ın yeniden adaylık açıklamasındaki en dikkat çekici cümlelerden biri de bu nedenle önem taşıyor:
“Bugüne kadar oluşturduğumuz birikimle başladığımız işi tamamlamaya, kurduğumuz yapıları büyütmeye ve kentimizi hak ettiği ekonomik konuma taşımaya kararlıyız.”
Bu söz, aslında adaylığının temel gerekçesini de ortaya koyuyor.
Koçak yeni bir başlangıçtan söz etmiyor.
Tam tersine, geçmiş 13 yılda oluşturulan birikimin üzerine yeni bir dönem inşa etmek istiyor.
Ve kanaatimce bugün Tarsus’un ihtiyacı da tam olarak bu:
Yeni bir başlangıçtan çok, doğru başlayan işlerin tamamlanması.
TARSUS’UN ÖNÜNDEKİ YENİ DÖNEM
Ruhi Koçak’ın yeniden adaylığına Tarsus iş dünyasının vereceği karar elbette sandıkta ortaya çıkacak.
Ancak bugünden görünen gerçek şu:
Koçak’ın 13 yıllık başkanlığı boyunca ortaya koyduğu projeler, kurduğu ilişkiler ve Tarsus’un ekonomik geleceğine yönelik vizyonu, kendisini sıradan bir oda başkanlığı yarışının ötesine taşıyor.
Bir tarafta Tarsus’un mevcut ekonomik gücü var.
Diğer tarafta ise bu gücü sanayi, teknoloji, tarım, eğitim ve turizmle büyütme hedefi.
İşte seçim, aslında bu iki anlayış arasındaki tercihi de ortaya koyacak.
Benim açımdan mesele oldukça açık.
Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nin büyütülmesi, tarım teknolojilerinin geliştirilmesi, Agropark vizyonunun güçlendirilmesi, mesleki eğitime yapılan yatırımların sonuçlandırılması ve Tarsus’un turizmden daha fazla ekonomik değer üretmesi için süreklilik gerekiyor.
Bu nedenle;
Ruhi Koçak yeniden başkan olmalı.
Çünkü bazı projeler yarım bırakılmak için değil, tamamlanıp şehri bir üst lige taşımak için başlatılır.
Tarsus’un önünde şimdi tam da böyle bir dönem bulunuyor.
Ve bu dönemin en önemli sorusu şu:
Tarsus, yıllar önce atılan ekonomik temelleri daha da güçlendirerek Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri olmayı başarabilecek mi?
Ben başarabileceğine inanıyorum.
Bunun için de Tarsus’un sahip olduğu ekonomik aklı, tecrübeyi, ulusal ve uluslararası bağlantıları ve bugüne kadar oluşturulan kurumsal hafızayı korumak gerekiyor.
Ruhi Koçak’ın yeniden adaylığı, bu açıdan yalnızca bir başkanlık adaylığı değil; Tarsus’un ekonomik geleceğine ilişkin bir devamlılık iddiasıdır.
Ve şimdi söz, Tarsus iş dünyasının.
Koçak'ın karşısına rakip çıkar mı bilmiyorum...
İnancım odur ki; Tarsus İş dünyası da Koçak ile birlikte Tarsus'a Hayat Vermeye devam edecektir.