Başkan Seçer:
Kıyı kentlerinin geleceğini düşünmek, ortak sorunları konuşmak ve çözüm yollarını üretmek için bir araya geldiklerini kaydeden Seçer, “Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma....

SELAHATTİN ÖZBOZKURT
SON MANŞET - Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ‘Ülkenin Kıyısından Yönetimin Odağına’ mottosuyla gerçekleştirilen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Mersin Çalıştayı’na katıldı. İlk kez düzenlenen ve başlangıcı Mersin’den yapılan çalıştayda; deniz ve kıyı ilişkisi, atık su yönetimi, liman ve marina faaliyetleri, sulak alanlar, kıyı planlaması ile altyapı ve çevre yönetimi konuları ele alındı.
Kongre ve Sergi Sarayı Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya Başkan Seçer’in yanı sıra; Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Çamlıyayla Belediye Başkanı Mehmet Fatih Sofu, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile çevre illerin ilçe belediye başkanları, TBB bürokratları ile Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu üyeleri, Mersin, Adana, Hatay olmak üzere 3 büyükşehir belediyesi ile 19 ilçe belediyesinin bürokratları, sivil toplum örgütleri ile oda temsilcileri ve alanında uzman isimler katıldı.
Çalıştayda kıyıların kamu yararına kullanımı, kamusal alanlar, kent hakkı, engelli erişimi ve mekânsal erişilebilirlik, kıyıların özelleştirilmesi ve toplumsal eşitlik gibi başlıkların yanı sıra; kıyı ve deniz ekosisteminin korunması, iklim değişikliği, deniz su seviyesi değişimi, biyolojik çeşitlilik, çevresel kirlilik ve doğa esaslı çözümler ele alındı. Ayrıca planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimler arasındaki ilişkiler, kıyı bölgelerindeki nüfus artışının etkileri ile ticari limanlar, sürdürülebilir turizm, yenilenebilir enerji ve küçük ölçekli balıkçılık gibi kıyı ekonomisine ilişkin konular değerlendirildi. Çalıştay, kıyı kentlerinde sürdürülebilir yönetim anlayışının geliştirilmesini, çevresel koruma ile ekonomik faaliyetler arasında denge kurulmasını ve kıyı alanlarının kamu yararı gözetilerek planlanmasını hedefliyor.
Başkan Seçer: “Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin buluşma noktasıdır”
Başkan Seçer, çalıştay dolayısıyla Mersin’e gelen katılımcıları kentte ağırlamaktan duydukları mutluluğu ifade etti. Kıyı kentlerinin yönetimi ve korunması amacıyla kurulan ‘TBB Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu’nun ilk çalışmasını Mersin’den başlattıklarını ifade eden Seçer, “Umut ediyorum kentimiz bu güzel projeye uğurlu gelir ve değerli çıktılar ediniriz” dedi. Kıyı kentlerinin geleceğini düşünmek, ortak sorunları konuşmak ve çözüm yollarını üretmek için bir araya geldiklerini kaydeden Seçer, “Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma noktasıdır. Aynı zamanda ekonomik faaliyetlerin, turizmin, ulaşımın ve sosyal yaşamın en yoğun yaşandığı alanlar arasındadır. Kıyı bölgeleri, en hassas ve kırılgan ekosistemlerden biri olma özelliğine de sahiptir” diye belirtti.
“Kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır”
Artan nüfusun, turizm baskısının, konut gelişmelerinin, sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğundan ve kimi zaman doğal dengeyi zorlayan sonuçlar doğurduğundan söz eden Seçer, “Ülkemiz, yaklaşık olarak 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip. Yani toplan sınırımızın yaklaşık olarak 3’te 2’sinden daha büyük bir alanını kıyılar oluşturuyor. Denizlerimize kıyısı bulunan 28 ilimizin; 15’i büyükşehir, 13’ü de il belediyesi statüsünde olmak üzere toplam 196 belediye yer alıyor. Bu belediyelerimizin sınırları içerisinde yaklaşık olarak 22 milyon kişi yaşıyor. Bu da Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak 4’te 1’ini oluşturuyor. Bu veriler bize çok açık bir gerçeği gösteriyor; kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır. Türkiye’nin coğrafyasının bunun stratejik önemini, komşularını tarihi, kültürel birikimini düşünerek kıyı kentlerinin önemli olduğunu da anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.




